'Beşiktaş Yönetimine Verilen Rüşvet' İddiaları Mahkemeye Taşındı!

Atilla TÜRKER yazdı...
Haberin yayılanma tarihi:30 Mayıs 2019, Perşembe

Mevzu şu:

Pardon... İşin ciddiyeti ve vehameti açısından önce şu bilgiyi vereyim.

Kaleme alacağım bu konuyla ilgili her türlü belgeyi bu yazının en altında görebilirsiniz.

Aktarıyorum.

İş insanı Atalay Demirbaş, Beşiktaş’la olan ticari ilişkilerini kolaylaştırması amacıyla Beşiktaş Kulübü’nün önde gelen yöneticilerinden Umut Güner’e 400 bin lira değerinde bir kol saati verdiğini beyan etti.

Atalay Demirbaş “Umut Güner’in benim için aracılık yaptığı ticari iş olumsuz sonuçlandı. Ben de bunun üzerine saati geri istedim. Ama Umut Güner geri vermedi. Üstelik Whatsapp aracılığıyla bana bir de hakaret etti” gerekçesiyle Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Demirbaş, Umut Güner’e 400 bin lira değerindeki kol saatinin yanısıra aracılar vasıtasıyla ayrıca 150 bin Dolar verdiğini de hem suç dilekçesinde hem de basın bülteninde ifade etti.

Tüm çabalarına karşın Umut Güner’e verdiği parayı ve kol saati geri alamadığını öne süren Demirbaş, basın bülteninde ve suç dilekçesinde konuyu ayrıntılı bir şekilde bildirdi.

KAPI GİBİ BELGELER...

Atalay Demirbaş’ın Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusu, imzalı beyanı, basın bülteni, 150 bin Dolar’lık tutanak ve bu kapsamdaki diğer belgeleri bu yazının en altında bulabilirsiniz.

KANYON’DA ELDEN TESLİM ETMİŞ...

Ortada özel belgelerin, görüntülerin ve önemli tanıkların olduğunu kaydeden Demirbaş, yayınladığı basın bülteninde, 400 bin liralık kol saatini Kanyon AVM’de bulunan GINIA adlı restorantta Umut Güner’e bizzat kendisinin elden teslim ettiğini belirtti. Demirbaş, faturası mevcut bu saatin Patek Philipe markası taşıdığını da basın bülteninde ifade etti.

KÜFÜR VE HAKARET...

Atalay Demirtaş, Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusunda Umut Güner ile WhatsApp aracılığıyla yaptığı yazışmaya da yer verdi.

Yazışma şu şekilde:

Demirtaş, ticari ilişkinin bozulması üzerine Umut Güner’e bir ihtarname yolluyor ve WhatsApp aracılığıyla “bu paralar sendeymiş. Saatle parayı Pazartesi sabahı istiyorum abi. Ben beklemeyeceğim” diyor.

Umut Güner ise “si.... lan p..” karşılığını veriyor.

“YARDIM ADI ALTINDA PARA VE KOL SAATİ İSTEDİ”

Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusunun yanısıra basın bülteninde de olayları ayrıntılı bir şekilde anlatan Demirbaş, “Umut Güner benden yardım adı altında 150.000 Dolar ve 400.000 liralık bir kol saati istedi. Ben de verdim” şeklinde ifade kullandı.

“UMUT GÜNER İŞİMİ KOLAYLAŞTIRACAKTI”

Gayrimenkul danışmanlık şirketi sahibi olan Atalay Demirbaş, Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusunda “Kuzu Grup A.Ş.’nin yapmış olduğu Sea Pearl projesinden sözleşme ile belirlenen yerlerin satış hakkını elde etmiştim. Bu kapsamda Umut Güner bahse konu ticari ilişkiyi kolaylaştıracağından bahisle ‘yardım’ adı altında 150.000,00 USD ve 400.000,00 TL’lik bir saat istedi” dedi.

KAVGA ÇIKTI...

Olayı daha iyi izah edebilmek için önemli bir detay vereyim.

Ortada şöyle bir görüntü var.

Beşiktaş Kulübü, Kuzu Grup A.Ş. ve Atalay Demirbaş’ın sahibi bulunduğu Demand Gayrimenkul Danışmanlık A.Ş. arasında iç içe geçmiş bir iş bağlantısı bulunuyor.

Ticari bir faaliyet olduğu için bu süreçte herkes kazanmaya çalıştı.

Ama bazı nedenlerden dolayı iş olumsuz sonuçlanınca taraflar arasında kavga çıktı.

150 bin Dolar’ın yanısıra kol saati krizi de bu çerçevede yaşandı.

10 MİLYON DOLAR İDDİASI...

Beşiktaş Kulübü’nün etkili yöneticilerinden Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun kurucu ortağı olduğu Kültür Hukuk Bürosu, Kuzu Grup A.Ş.’ye danışmanlık hizmeti veriyor. 

Bu süreçte çok çarpıcı bir istihbarat geldi. Şöyle ki... Beşiktaş Kulübü’nün yatırım amacıyla Kuzu Grup’tan çok sayıda daire satın almak istediği öne sürüldü.

Nitekim Beşiktaş Kulübü’ne ait olan toplam 10 milyon Dolar tutarında çekin Kuzu Grup’a verilmek istendiği iddia edildi.

Bu iddiaları değerlendiren bir dost, “Beşiktaş Kulübü futbolcu transferlerini bıraktı, daha kazançlı olduğu için emlak ticaretine ağırlık verdi” şeklinde espri yaptı.

AÇIĞA ÇIKSIN...

Mevzuyu dağıtmayayım.

İş insanı Atalay Demirbaş, Umut Güner’in bizzat kendisine “yüklü miktarda yardımda bulunduğunu” belirtiyor.

Bu iddia yenir yutulur cinsten değil.

Demirbaş’ın Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı bir de suç duyurusu var.

Haliyle çok özel belgelere, görüntülere ve özel tanıklara sahip olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Belirteyim. Atalay Demirbaş bu iddialarını kanıtlayamadığı takdirde hukuki anlamda başına nelerin gelebileceğini elbette ki çok iyi biliyordur.

O zaman... Hodri meydan.

Bu ağır ötesi söylemler, bilgiler ve belgeler karşısında Beşiktaş Kulübü yönetimi bakalım ne yapacak

NEREDE O EVRAKLAR

Aşağıda okuyacağınız yazıyı geçen hafta Perşembe günü kaleme aldım. Aynı günün akşamı Kuzu Grup’tan bir açıklama geldi.

Ardından Şafak Mahmutyazıcıoğlu da bir basın duyurusu yaptı. Mahmutyazıcıoğlu “Bundan sonra söz bitti evrak konuşacak” dedi.

Dedi ama ortada henüz bir evrak yok.

Daha doğrusu evrak dediği tek şey, danışmanlık hizmeti verdiği Kuzu Grup adına kendileri tarafından kaleme alınan basın açıklaması.

Yani, kendileri hazırlıyor, kendileri yayınlıyor, kendileri okuyor.

Mahmutyazıcıoğlu’nun evrak işine ağırlık vermesinde fayda var.

Bulamadığı takdirde yardımcı olabilirim.

MEVLANA VE MAHMUTYAZICIOĞLU...

Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun geçen hafta yayınladığı basın bülteninde şahsıma yönelik çirkin ifadelerine Mevlana’nın bir sözü ile karşılık verdim. Peki ne oldu? Şafak Bey, Mevlana’nın bu sözü karşısında çok üzüldü... Hakaret olarak kabul etti. Bu doğrultuda Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu ve ayrıca hakkımda 100 bin liralık tazminat davası açtı.

Elem ve kederinin azalabilmesi için bu tazminatın gerekli olduğunu bildirdi.

Bugüne kadar Beşiktaş’la ilgili kaleme aldığım onlarca haber karşısında genelde kayıtsız kalan Şafak Mahmutyazıcıoğlu, Mevlana’nın bir sözü karşısında tavır koymayı uygun buldu.

UMUT GÜNER’DEN ÇIT YOK

Merak edebilirsiniz, “geçen hafta bu kapsamda yaptığın haber sonrası Umut Güner’den nasıl bir cevap geldi” diye...

Gelmedi... Çıt yok.

Şafak Mahmutyazıcıoğlu köpürdü ama Umut Güner sessizliği tercih etti.

Niye acaba?

Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra önceki hafta kaleme aldığım yazının ana hatlarını tekrar paylaşmak istiyorum.

“150 BİN DOLAR’IMI VERİN”

Mevzu şu: Gayrimenkul sektörünün önemli isimlerinden biri olan Atalay Demirbaş, 9 Mayıs 2019 tarihinde Umut Güner, Özen Kuzu ve Şafak Mahmutyazıcıoğlu’na noterden bir ihtarname çekerek “150 bin Dolar’ımı istiyorum” dedi.

Malumunuz, Umut Güner ve Şafak Mahmutyazıcıoğlu, Beşiktaş Kulübü’nün çok önemli iki ismi... İkisi de Fikret Orman’ın hemen yanıbaşında bulunuyor.

Özen Kuzu da ülkemizin önde gelen inşaat şirketlerinden biri olan Kuzu Grup’un CEO’su...

ELDEN ELE Mİ GEÇTİ?

Atalay Demirbaş’ın Avukatı Merve Bahadır tarafından bu 3 kişiye Bakırköy 15. Noterliği aracılığıyla çekilen ihtarnamede “Sayın muhatap; Atalay Demirbaş’ın çalışanı olan Mehmet Polat tarafından Atalay Demirbaş adına, 20.12.2017 tarihinde Umut Güner’e teslim edilmek üzere 150.000,00 USD verilmiştir. Verilmiş olan 150.000,00 USD’nin iadesi istendiğinde Umut Güner tarafından paranın Özen Kuzu’da olduğu ardından da Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nda olduğu ifade edilmiştir” denildi.

BU PARA NEREDE?

Bu ihtarnamenin devamında ise “İşbu sebeple bahse konu iadesi gerekli olan 150.000,00 USD’nin öncelikle 3 iş günü içerisinde Umut Güner tarafından yatırılması gerektiğinin, şayet Özen Kuzu’da ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin 3 iş günü içerisinde tarafımıza tebliği ile Özen Kuzu tarafından, tarafımıza bahse konu meblağın ödenmesini, şayet Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nda ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin tarafımıza tebliği ile Şafak Mahmutyazıcıoğlu tarafından, tarafımıza bu meblağın ödenmesini fazlaya dair tüm haklarımız ile tüm yasal yollara başvurma haklarımız saklı kalmak kaydıyla ihtar ve ihbar ederiz. 09.05.2019” şeklinde ifadelere yer verildi.

TUTANAK ALTINA ALINMIŞ...

Tutanakta “Atalay DEMİRBAŞ adına 150.000 USD (Yüz elli bin dolar) Umut GÜNER’E teslim edilmek üzere Kanyon AVM’de Barış GÜVEN’e elden teslim edilmiştir. 20.12.2017... Teslim alan, Barış GÜVEN... Teslim eden Mehmet Polat... İsimlerin altında imzalar bulunuyor.” şeklinde ifade var.

Belirteyim... Mehmet Polat, Atalay Demirbaş’ın şoförü... Barış Güven de Umut Güner’in şoförü.

BU NASIL BİR ALIŞVERİŞ?

Şimdi... Bana gelen bilgiler çok ilginç.

Ama temkinli davranacağım.

Elimdeki belgeler doğrultusunda şu sorulara tek tek cevap arayacağım:

-Bu iddialar doğru mu, doğruysa eğer, iş insanı Atalay Demirbaş, Umut Güner’e hangi maksatla 150 Bin Dolar verdi? İki şık var. Ya Atalay Demirbaş yalan söylüyor ve herkesi itham altında bırakıyor, ya da Umut Güner bu parayı aldı.

-Ortada bir inşaat şirketi olduğuna göre, Atalay Demirbaş’ın “verdim” dediği bu 150 Bin Dolar, nasıl bir düşüncenin ya da yardımın karşılığı olarak takdim edildi?

-Bir arabuluculuk hizmeti mi bu?

-Beşiktaş Kulübü’yle Kuzu Grup arasında gerçekleştiği iddia edilen alışverişin boyutları nedir?

-Yine iddiada belirtildiği üzere, bu 150 Bin Dolar, Umut Güner, Özen Kuzu ve Şafak Mahmutyazıcıoğlu arasında el mi değiştirdi?

-Ortada ses ya da görüntü kayıtları bulunuyor mu?

FİKRET ORMAN’IN HABERİ VAR MI?

-Bu olaylardan ve de bu ihtarnameden Fikret Orman’ın haberi var mı?

-İddialar gerçekse eğer, bir spor kulübü olan Beşiktaş, hangi düşünce ya da amaçla böylesine bir ticari faaliyet içine girdi? Birilerinin maddi kazancı söz konusu olabilir mi?

-Ortada 4 isim var. Birbirinden önemli bu 4 ismin, 150 Bin Dolar’ın nerede olduğunu bilmemeleri, acaba nasıl izah edilir?

-Kuzu Grup için 10 Milyon Dolar tutarında çek kestiği öne sürülen Beşiktaş Kulübü, bu alışverişten yüklü miktarda zarara uğramış olabilir mi? Uğradıysa miktarı nedir?

-Bu işten kimler kazançlı çıktı?

-Umut Güner’e verildiği öne sürülen 150 Bin Dolar, bu esrarengiz alışverişin çok ufak bir parçası olabilir mi?

SONUNA KADAR TAKİP...

Bir gazeteci olarak bu iddiaların sonuna kadar takipçisi olacağım.

Beşiktaş Kulübü’nün yüksek menfaatleri bunu gerektiriyor.

Beşiktaş’a gönül veren herkesin de aynı hassasiyeti göstereceğini biliyorum.

BELGELER VE TANIKLAR KONUŞSUN...

Şunu da söyleyeyim.

Beşiktaş’ın birbirinden önemli yöneticileri, bugün bu yazıyı okur okumaz “yalanlama” düşüncesiyle kolları sıvayabilirler.

Çok isterim.

Ama bence çok daha güzeli şu olur:

Mahkemede hesaplaşalım.

Belgeleri ve tanıkları çarpıştıralım.

Hodri meydan.

Belirteyim. Bu süreçte Cumhuriyet Savcılığından davet aldığım takdirde, tüm bildiklerimi, gördüklerimi ve duyduklarımı anlatmaktan dolayı büyük mutluluk duyacağım.

Gerekli belgeleri de elbette takdim edeceğim.

Bir hatırlatmada bulunarak yazıma son noktayı koymak istiyorum:

Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar.

Sağlıcakla kalın...

SUÇ DUYURUSU

ALACAK VERECEK İŞLERİ

BASIN AÇIKLAMASI

Ajansspor

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

9 + 10 = ?

 




En Son Haberler
AnketTümü
Yeni Sitemizi Beğendiniz mi?
 
haber yazılımı: buki