KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ!

Alen Markaryan yazdı...
Haberin yayılanma tarihi:08 Eylül 2020, Salı

Şu korona belası başımıza musallat olmadan önce bile zikrediyorduk.

Adeta ayine çıktık. Yol haritası diye yırtındık. Kulüp olarak zor bir sürece girildiğini, Telaffuz edilen rakamlarla baş edilemeyeceğini, Borçların ‘Toros Dağları’nı aştığını artık büyük transfer yapılamayacağını; her programda, her yazıda, her söyleşide dile getirdik.

Şiarımız şuydu, eldekileri çıkartın, genç topçulara güvenin ve devam edin.

Hiç maç oynamadan ve bir plana dahil olmadan Şampiyonlar Ligi Ön Eleme maçına çıkıldı. Ersin Destanoğlu ve verilmiş sadakalar hezimetten kurtardı bizi. Sonra bir maç daha yaptık ve kel göründü. Acil eylem planı gerekiyordu.

Son maçta, Altınordu’dan aldığımız Atakan’ı ilk 11 de sahaya sürmenin, mecburiyetten mi yoksa bir bilgi dahilinde mi olduğu netleştiğinde, Dinamo Zagreb’ten aldığımız Hasiç’i, işimize yaramaz diye mi yoksa pişsin diye mi Ümraniye’ye kiralık verdiğimiz açıklandığında, geçen sene Hollanda’ya kiraladığımız Oğuzhan’ın, kendisini toparladığı vakit bayağı iyi işler çıkaracağına bizatihini inandırdığında, 10 aylık bir sakatlık devresini atlatıp sahaya dönen Dorukhan’ın köprünün öbür (!) tarafına mı yoksa sahanın öte yanına mı geçiş üstünlüğü yakalayacağına karar verdiğinde, takımda ki sağ bek sorunsalı acil şifa bekleyen hasta gibi yatağında cebelleşirken, geçen sene çoğu maçta iyi işler çıkaran sol bek Rıdvan’ın yerine ille de adam alma aceleciliği masaya yatırıldığında Ruiz, Roco ve Welinton açmazlarının, git-gel seyirleri düz bir mantık çizgisine oturtulduğunda, Lens’te ve Boyd’a teknik ekiplerin görüp de biz insanların neyi görmediği orta yere konulduğunda, Sergen Hoca rahatlayacak ve bir çok soru kendiliğinden cevap bulacaktır. Üstüne, hasattan toplanan bu topçuların çoğaltılarak ve boşta kalan (sağ bek, santrfor, kale) her bölgeye yansıtılarak harekete geçilmesi bence zaruridir. Bu hafta lig başlayacaktır ve köprüden önce son çıkıştır...

ANLAYACAĞINIZ İŞ BİRAZ KARIŞIK

Basın mensubu bir arkadaş, çıktığı bir televizyon kanalında daha bir hafta evvel Beşiktaş’ın vergi borçlarını ödediğini, ödedikten bir hafta sonra TFF nin Galatasaray’ın da içinde olduğu tüm takımların borçlarını sildiğini ve bu durumun Beşiktaş'a haksızlık olduğunu söyleyerek, bir nebze de Galatasaray’a kıyak yapıldığını vurgulamaya çalışarak ortaya bırakıverdi topu.

İyi... Arka oda & salon şöyle bir cereyan yaptı. Bir ince ortalık havalandı... Toz kalktı... Sonra başka bir muhabir arkadaş olayı açıklamak/düzeltmek amacıyla “tüm kulüpler vergi affı için TFF’ye imza toplayıp başvuru yapıyor. İçinde Beşiktaş da var. TFF başvuruyu kabul ediyor. Yani Beşiktaş öncesinde TFF’ye ödeme yapmadı” diye kamuoyuna bilgi veriyor... Bilgi veriyor ama iş anlattığı gibi değil sanki. Zira PAOK maçından önce Beşiktaş’ın resmi maç oynayabilmek adına, lisans başvurusuyla beraber vergisini ödediği söyleniyor... Bir başka bilgi de vergi borçlarının vergi dairesine yapıldığı, borcu olmadığına dair belge TFF ‘ye ibraz edilir yönünde... Yani anlayacağınız iş arapsaçı... Bir bilgi kirliliği var ki ister arap sabunu kullan, ister çamaşır suyu çıkmaz... Ne istiyoruz? Temiz bilgi... Nereden? Yetkili bir ağızdan... O kadar zor mu bu? Çok kolay halbuki... Ya Beşiktaş Yönetimi ya TFF yetkilisi çıkacak, konuşacak! O kadar.... Arap saçı, arap sabunu derken, ne yapılmaya çalışılıyor anladıysak, harap olayım moduna geldik, bilginize...

Akşam

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

10 + 2 = ?

 




En Son Haberler
AnketTümü
Yeni Sitemizi Beğendiniz mi?
 
haber yazılımı: buki