“KÜFÜRÜ OLGUNLUKLA KARŞILAYANLAR SOKAĞA ÇIKAMAZ HALE GELECEK!”

Beşiktaş, Kongre ve Divan Kurulu üyesi Prof. Dr. Mesut PARLAK yazdı...
Haberin yayılanma tarihi:19 Kasım 2021, Cuma

Ülkem İnsanı Yüreği Güzel Birbirini Seven Her An Her Konuda Çevresine Destek Olan Ulusuna Bağlı Bireylerdi

Ne oldu, neler oldu da bu toplum bu özelliklerini yitirip, nerede ise birbirlerinin gözlerini oyacak hale geldiler? Sokakta gülen yüzlere hasret kaldık. Birbirimize saygımızı yitirdik. Bu sevgisizlik yüzünden en küçük meselelerde bile toplumda  inanılmaz gerginlikler yaşanır hale geldi. Toplum adeta çıldırdı, öfke kontrolünü yitirdi.

Yukarıda sözünü ettiğim olumsuzlukların temelinde yatan, ülkeyi yönetenlerin bu gerginlik ateşine devamlı odun atmalarıdır.

Ekonomik, siyasi ve sosyal problemler altında ezilen halka kulak vermek yerine, halen siyaset yapmanın uğraşı içindeler. Son 10 yılda siyasette gittikçe artan biçimde gerilim yaratılırken, geçmişte hiç alışık olmadığımız çirkin  söylemlerle ortam daha da geriliyor !..Acı olan da zehir zemberek söylemleri “ben kullanırsam sorun yok, ama sen kullanırsan gereğini yaparım” mantığı…!

Anamız, analarımız ülkenin temel direği kadınlarımız; Kurtuluş Savaşı’nda yan yana düşmana karşı erkeği ile birlikte savaşan kıymetlilerimiz…Sizler her zaman başımızın tacısınız.

Genç Cumhuriyet bu gelenekleri daha saygın bir duruma getirmekle kalmamış kadına seçme ve seçilme hakkı vererek de bu saygıyı taçlandırmıştır. Ama son yıllarda ülkeyi yöneten kadronun gereksiz yaklaşım ve konuşmaları ile toplum bu ilkelerini  yitirmeye başladı.  Bunun en açık örneği son dönemlerdeki kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin inanılmaz artmasıdır. Son dönemde “İstanbul Sözleşmesi'nin iptali ile bunların önünü açmadınız mı?.

Değerli Okurlar; Toplumun bu gerginliği, kadın cinayetlerinin bu denli artmasının temelinde son on yıldaki ekonomik, sosyal ve siyasi sıkıntıların yanında bunlardan daha önemlisi, siyaset dili gittikçe artan biçimde çirkinleştirilerek çanak tutulmasıdır. Doğrusu yeniden üstüne basa basa İstanbul Sözleşmesi gündemimizden çıkmıştır demenin  de ne anlama geldiğini doğrusu anlayamadık.

Sayın AKP Genel Başkanı meclisteki grup toplantısında, bir siyasi parti genel başkanı hanımefendiye “ o kadın” deyip hakaretlerini peş peşe sıralaması da  siyaset dilini iyice yaralamıştır. Geçmişte de, Sayın Meral Akşener’in Rize’de karşı karşıya kaldığı o çirkin tablo karşısında “daha neler olacak” derse, sonucunda neler olacağını kestiremezsiniz. Buyurun size son örnek. Şehit yakını olduğu iddia edilen bir vatandaş, Sayın Akşener’e küfür ediyor. Bu arada İyi Parti milletvekili Sayın Lütfü Türkkan’la bu vatandaş arasında küfürleşmeler oluyor. Sayın Türkkan bir videoyla bu yaşananlardan dolayı kamuoyundan özür diliyor ve parti yöneticiliğinden ayrılıyor. Saygın bir milletvekiline bu davranış asla yakışmamış olup, koşullar ne olursa olsun  yaşanmamalı idi.

Bunların yaşanması sonucunda, zannedersiniz AKP kadrolarının başına  talih kuşu kondu ve hepsi bir ağızdan saldırıya geçtiler. Parti görevinden ayrılmak yetmez, meclis çatısı altında kalmamalı istifa etmesi gerekir diyerek ortalığı yıkıyorlar. Sayın Türkkan’ın dokunulmazlığının kaldırılması için prosedür jet hızıyla hazırlanıp meclise gönderildi. Tüm bunlar yaşanırken aklıma Nasreddin Hoca’nın o ünlü hırsız öyküsünde denildiği gibi “o adamın hiç mi kusuru yok” demesi geldi.

Yaygarayı koparan AKP’nin sayın yöneticilerine sormak istiyorum.

Bu ülkenin siyasi bir partisinin hanımefendi  genel başkanına küfür etme hakkını bu adama kim veriyor?

Şehit yakını olmak ne zamandan beri istediğine küfür etme hakkı veriyor?

Sizler iktidarda olduğunuz süreçte yönetenler olarak tüm şehit ailelerine gerekli saygıyı gösterdiniz mi? 

Şehit yakınları için toplanan paraları dağıttınız mı?

Gazetemiz Sözcü Yazarı Sayın Yılmaz Özdil’in 11 Kasım 2021 tarihli köşe yazısını okursanız orada şehit yakınlarına karşı ne denli saygılı olduğunuzu tüm detayları ile öğrenirsiniz.

Değerli Okurlar; Sayın Özdil’in köşe yazısında bir konu var ki çok dikkatimi çekti. Sayın Özdil diyor ki; “1984’ten bu yana terörle mücadelede hayatını kaybeden asker- polis- kamu görevlisi tüm şehitlerimizin tek tek listesini tuttuğum için, kontrol ettim, küfür meselesinde adı geçen şehidi bulamadım”…!

Millet ittifakının Değerli Yöneticileri; Sadece bu veya buna benzer provokasyonlar için hazırlıklı olmak yetmediği gibi, 50+1 gibi gündem değiştirme oyunlarına da gelmeyin. 50+1 konusunda sayın Bahçeli raconu kesti. Bırakın onlar kendi dertleriyle dertleşsinler.

Değerli Okurlar; Ortada bu denli sorunlar yumağı varken  yönetimin tek amacı sorun çözmek yerine yapılacak bir seçimde ne ederiz de iktidarda kalırızın hesabıdır. Ama bunun yerine ne yaparız da millet ittifakından parça koparabilirizin planları yapılıyor. Şayet ittifak çok büyük bir hata yapmazsa, AKP’nin gidişi muhteşem olacak. AKP nin yöneticileri,, Millet ittifakını parçalamak için uğraşınız da boşuna. Siz bu saatten sonra kendi aranızda dağılacaksınız. İlk saldırıya da en yakınınızdakiler başlayacak. Millet ittifakının genel başkanlarına saldırının gelecek günlere sizin açınızdan hiç yararı yok. Halk size sandıkta güle güle diyecek. Yerinizde olsam duygusal bir konuşma ile SANDIK derim.

SON SÖZ: “KÜFÜRÜ OLGUNLUKLA KARŞILAYANLAR, SOKAĞA ÇIKMAZ HALE GELECEK.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 3 = ?

 




En Son Haberler
AnketTümü
Yeni Sitemizi Beğendiniz mi?
 
haber yazılımı: buki