


Beşiktaş’ta Hoca Arayışı Sürüyor;
Ve tabii medyada da birçok isim dolaşıyor. İlginç olan hâlâ eski denenmiş isimlerden medet umanların olması.
Mesela Şenol Güneş’i 3. kez getirmek isteyenler var. Evet Güneş’in Beşiktaş’ta çok iyi iki sezonu oldu ama ikinci gelişi başarısızdı. Zaten artık Beşiktaş’a yeni ufuklar açacak yeni kafalara gereksinim var.
Geçmişinde Beşiktaş’ta başarılı olmuş eski futbolcu olmak bile yetmiyor. Çok başarılı teknik adamların da adı “teknik direktör harcayan”a çıkmış Beşiktaş’ı tercih edeceğini sanmam.
Beşiktaş’la başarılı olmayı amaçlayan, iddia sahibi hocalara ihtiyaç var. Bu arada çok samimiyim; hocanın kim olacağı pek de önemli değil. Baksanıza geçmişte ne teknik direktörler geldi. Hepsini bir tam sezon bile beklemeden yolladık. En son Solskjaer, öncesinde Bronckhorst, hatta Ismael pekâlâ Beşiktaş’ta yapılanmayı gerçekleştirebilecek, başarılı da olabilecek hocalardı. Öyle “Şu kadar transfer isteriz, elimdeki kadro çöp, bunlarla bir şey yapamam” da demediler hiç. Ellerindeki futbolcuları geliştirmeye çalıştılar. Israr edilseydi bu kadar zaman ve para boşa harcanmaz Beşiktaş da çok daha iyi yerde olurdu.
Fakat Bu Yol Uzun Bir Yoldu!
Sabır gerekiyordu. O da bizde hiç yoktu. İlk tökezlemede önce medyada sonra sosyal medyada ardından tribünlerde kampanyalar başlatıldı. Ve apar topar yollandılar. Çünkü kulüp yönetimleri kararlarının arkasında duramıyor, hoca göndererek eleştirileri erteleme yoluna giriyor, zaman kazanmaya çalışıyor.
Son dönemlerde giderek şiddetini artıran bir durum bu; hoca getirtmek, hoca göndertmek. İnanın böylesi bir ortama Guardiola bile gelse başarılı olamaz. “Kumaşı bize uymadı” der iki günde göndeririz. Oysa ki başarı böyle gelmez. İstikrar böyle sağlanamaz. Futbol böyle gelişemez.
Bakın şampiyon Arsenal’a. Guardiola’nın yardımcısı Arteta ile ancak 7. sezonunda şampiyon olabildiler.
Çünkü arkasında ona güvenen ve sabreden bir kulüp yönetimi vardı. İşte bizde olmayan da bu; ne yapacağını bilen, bildiğinin arkasında cesaretle duran yönetimler. En küçük eleştiride yönetime gelirken vadettiklerinden hemen vazgeçiyorlar. Ve ilk zorlukta “Bu hoca ile olmadı yenisini getirelim” havasına giriyorlar. Oysa sorun hocada değil kendilerinde, bunu göremiyorlar.
İşte bu yüzden ben Beşiktaş’a kim gelirse gelsin eğer arkasında durulamayacaksa bir gelecek göremiyorum. Ama yine de umut veren bazı şeyler de olmuyor değil. Önder Özen’in Beşiktaş’ın sportif direktörü olması mesela. Ve ummak istiyorum ki Beşiktaş artık yanlışlarından ders çıkarır,
istikrarlı, güvenli bir yola girilir.
Cumhuriyet












