SOYGUN TAKTİKLERİ!

Atilla TÜRKER yazdı...
Haberin yayılanma tarihi:11 Nisan 2019, Perşembe

Mevzuya doğrudan dalayım. Kulüplerdeki soygunun önemli bölümü, futbolcuların yıllık ücreti üzerinden yapılıyor.

Misal... Futbolcu 500 bin Euro istiyor... Lafı mı olur! Cambaz yöneticiyle taklacı menajer, futbolcuya “Sözleşmene 2 milyon Euro yazacağız. Hesabına da 2 milyon Euro yatıracağız. Ama aradaki 1,5 milyon Euro’luk farkı daha sonra sen bizim hesabımıza aktaracaksın” diyor.

Futbolcu da anında kabul ediyor. Niye etmesin! Alacağa paraya bakıyor. Hele hele üstüne bir de sus payı olarak 100-200 bin Euro daha verilirse... Değmeyin keyfine! Nasıl olsa vergiyi falan kulüp ödüyor.

Ne yazık ki... Ülkemizdeki kulüplerin çok önemli bölümünde bu tür atraksiyonlar sürekli oluyor.

Dürüst kulüp yöneticilerini ve menajerleri tenzih ederim ama... Bazı kulüplerimizde resmen kapkaç sistemi uygulanıyor.

MENAJERLİK ÇETELERİ VAR...

Zaten... Pek çok kulüp genelde aynı menajerle çalışıyor. Bir başka menajer, o kulüpten içeri adım atamıyor. İsterseniz dünyanın en yetenekli futbolcusunu çok ucuza getirin, kulübün malum yöneticilerinden ve taklacı menajerlerinden icazet alamazsanız eğer... O kulübe futbolcu veremezsiniz.

Resmen menajerlik çeteleri oluştu ülkemizde... Ve bunlar öyle çeteler ki, her kesimden maaşlı elemanları var.

Bazı büyük kulüplerimizin kasası bu yüzden önemli ölçüde boşaldı. Anadolu’daki pek çok kulüp de bu yüzden batma noktasına geldi.

Batanlar bile oldu.

SOYGUNCULAR KOL GEZİYOR

Özellikle son yıllarda çarşaf çarşaf belge yayınladım.

Neler mi mesela?

Futbolcuya verilen yıllık ücretin 10 katı kadar miktarı, menajerlik komisyonu adı altında tahsil eden cambazlardan tutun da...

Başka bir kulübe futbolcusunu gizli kapaklı verdikten sonra, aldığı senetleri kendi cebine indiren kulüp başkanına kadar...

Yine... Başka kulüplere sıfır bonservis karşılığında önerilen futbolcu için çuval dolusu parayı bonservis bedeli olarak kaptıran kulüp başkanından...

Menajersiz bir şekilde gelen futbolcu için, kendi payına menajerlik ücreti alan kulüp yöneticilerine kadar...

Ne ararsan var.

Yaz yaz bitmiyor.

Hepsi belgeli.

Gün geçtikçe yeni bir soygun ya da yeni bir dolandırıcılık sistemi ortaya çıkıyor.

SANIK DEĞİL, TANIK...

Peki, yazınca ne oluyor?

Şu kadarını söyleyeyim.

Çeşitli illerde Cumhuriyet Savcılıkları tarafından başlatılan soruşturmalarda halen “tanık” olarak ifade veriyorum.

Sanık olarak değil, tanık olarak...

ORTADA KAPI GİBİ BELGELER VAR

Aksi oluyor mu?

Yani, hakkımda dava açanlar ya da Cumhuriyet Savcılığı’na şikayet edenler oluyor mu?

Az var... Bir elin parmağını geçmez.

Ama sonuç alan hiç yok.

Çünkü yazılanların hepsi belgeli.

Bakmayın siz bazı fırıldakların “Atilla Türker basın özgürlüğünden yararlanıyor. Dava üstüne dava açıyoruz ama basın özgürlüğü sayesinde kurtuluyor” şeklindeki sözlerine.

Komik tabii... Bu söylemde bulunan kişiler, bazı insanların zekasıyla adeta dalga geçiyor.

Daha doğrusu... Yalan söylüyorlar... Dava açmıyorlar... Çünkü, dava açarlarsa diğer belgeler de ortaya çıkacak.

Ya da Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunuyorlar, takipsizlik cevabını anında alıyorlar.

Dediğim gibi, ne de olsa, ortada kapı gibi belgeler var.

ÇALANA DEĞİL, YAZANA TEPKİ...

Birileri kulübün malını mülkünü peşkeş çekerken, çok iyi...

Gazeteci bunu belgeleriyle ortaya koyunca, çok kötü...

Öyle mi!

Şu kadarını söyleyeyim.

Bu tür haberler, belgesiz yazıldığı takdirde... O gazetecinin başına nelerin gelebileceğini normal zekadaki hemen herkes iyi bilir... Bilmesi gerekir.

Bir de şu var.

Sanal ortamdaki bazı kişiler, çalana değil de, yazana tepki koyuyor!

Ama bu tür yazanların önemli bölümü... Profillerindeki figürlerden ya da geçmişteki sabıkalarından anlaşılacağı üzere... Ya yancı, ya da trol hesap.

Para karşılığında tutulan tetikçilerin işi yani.

Öyle ki, bazı kulüplerde maaşa bağlanan klavye silahşörleri bile var.

O bakımdan... Bakmaya bile değmiyor.

Kendileri yazsınlar, kendileri okusunlar!

YANCILARLA EL ELE...

Camiayı şöyle bir gözden geçirin lütfen.

Başkan olana dek meteliğe kurşun atan bazı isimler, başkanlık koltuğuna oturduktan sonra şirket üstüne şirket kurabiliyor.

Para içinde yüzebiliyor.

Özel uçaklarla dünyayı gezebiliyor.

Yancılarıyla birlikte zevk-i sefa sürebiliyor.

SAHTE ÜYE REZALETİ...

Kulüplerde öyle veya böyle koltuğa oturanlar, o koltuğu bırakmamak için bin türlü takla atabiliyor.

Peki, birileri bu başkanı eleştirdiği zaman ne oluyor? O eleştiren kişi sudan sebeplerle kulüp delegeliğinden ihraç ediliyor.

Ve de... Başkan veya yönetim, kulübe sahte delegeler yerleştirebiliyor.

Sağdan soldan getirilen yandaş isimlerle yeni delegeler bulunuyor.

Bu delegeler her kongre öncesi yiyorlar, içiyorlar, işaret edilen kişiye oylarını atıyorlar, sonra da geldikleri gibi gidiyorlar.

Seçimden seçime görünüyorlar.

Her türlü masrafları, kulübün kasasından karşılanıyor.

Aidatları da toplu halde yine birileri ya da kulüp tarafından ödeniyor.

5 günde 5000’den fazla kişinin aidatı bu şekilde yatırılıyor.

Sonra da aynı kulüp başkanı “Karşıma ciddi rakip isterim” diyor.

Oysa kendileri de çok iyi bilir ki... Sağdan soldan getirilen o delegeler olmasa... Başkanlık makamını ancak rüyalarında görürler.

YOLUNU BULAN BULANA!

Milyon dolarların sorgusuz sualsiz su gibi aktığı bu mecrada, birileri sürekli olarak yolunu bulmaya çalışıyor.

Kavunun tatlı olduğunu gören pek çok insan, ya menajer, ya da kulüp yöneticisi olarak bu havuza dalıyor.

MAAŞA BAĞLANANLAR...

Mevzuyu yine dağıtır gibi oldum.

Unutmadan şunu da yazayım.

Benden duymuş olmayın ama...

Menajerlerin önemli bölümünün, belli kulüplerin içinde paralı adamları var.

Maaşa bağlıyorlar.

Ya da aldıkları komisyonu paylaşıyorlar.

İşler bu şekilde tıkır tıkır yürüyor.

KÖTÜ NİYET VAR...

Boşuna değil, kulüplerimizin tamamına yakınının borç batağı içinde yüzmesi...

Her birinin batma noktasına gelmesi...

Dediğim gibi, düzgün kulüp yöneticilerini ve menajerleri bir kez daha önemle tenzih ederim ama...

Kulüplerin bu duruma gelmesinin en büyük nedeni, kötü yönetimden ziyade, kötü niyetten kaynaklanıyor.

RAPORLAR ORTAYA ÇIKSIN...

Pek çok yönetim, göreve gelir gelmez bir önceki yönetim hakkında uluslararası bağımsız denetleme şirketlerine rapor hazırlatıp da... Soygunun boyutu çok net ortaya çıkmasına karşın...

Bu raporlar genelde şantaj aracı olarak kullanılıyor.

Kamuoyu ile paylaşmaktansa... Kongrelerdeki ince hesaplar yüzünden... Kasada saklanıyor.

Hani, demem o ki... Hangi kulüp olursa olsun... O raporlar ya da her türlü dalavere belgeleri... Birileri tarafından bana yollanırsa ... Yayınlamaktan inanılmaz mutluluk duyarım.

Her türlü gerçek, tüm çıplaklığıyla ortaya çıksın.

Bu ümit doğrultusunda... Mail adresimi yazmakta yarar görüyorum, atillaturker1961@hotmail.com.

CEKETİNİ ALAN GİDECEK...

Peki, yarınlarda ne olacak?

Daha doğrusu, cambaz yöneticilere ne olacak?

Şu olacak: Her biri ceketini alıp gidecek.

Nasıl olsa bugüne kadar hesap soran pek olmadı.

Yarınlarda da biraz zor olur.

DALAVERELERİ HERKES BİLİYOR!

İşin acı tarafı da şu.

Futbolcusundan medya mensubuna... Teknik direktöründen kulüp yöneticisine kadar, bu camiada bulunan hemen herkes, bu dalavereleri son derece iyi biliyor.

Herkes yaşıyor, görüyor, duyuyor.

Ama bu çark hala böyle dönüyor.

Ajansspor

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

6 + 4 = ?

 




En Son Haberler
AnketTümü
Yeni Sitemizi Beğendiniz mi?
 
haber yazılımı: buki