Cemre Erken Düştü

Makale yayınlanma tarihi:10 Şubat 2016, Çarşamba - 10:59

İlkbaharın başlangıcında yedişer gün arayla; önce havada, sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışının adıdır cemre... Kulağınız aşinadır, sokaktaki tanımı cemre düşmesidir. Manası “kor durumundaki ateş”tir cemrenin... Türk ve Altay mitolojisinde İmre adı verilen cinin neden olduğuna inanılır. Şubat sonunda havaya yükselir ve yedişer gün arayla su ve toprağa düşer...

Cemre, baharın gelişini temsil eder. Karların, buzların eridiğini, artık mevsimin bahara evrildiğini gösterir bizlere...

Tıpkı Beşiktaş futbol takımının soğuk şubat havasını ısıtması gibi...

Çok uzun zamandır hiç bu kadar umutlanmamış, umutlarına bu kadar yaklaşmamıştı Beşiktaşlılar. Evet, geçen yıl bu zamanlarda puan tablosu belki benzerdi ama bu seneki umut ve inanç son 4 yılın en üst seviyesinde. Bunun sebepleri var elbet; Şenol Güneş ile benimsenen kreatif/aktif oyun, hücum futbolu, tecrübe, Gomez, başta Oğuzhan olmak üzere oyun kaliteleri sürekli yukarı tırmanan ve 3 sezondur birlikte oynayan yerliler...

Rakiplerin 20.haftayı geride bıraktığı dönemde 2 maç eksiğine rağmen zirvenin ortağı Beşiktaş... Ve henüz oynamadığı 180 dakika varken, attığı 45 gol ve averajıyla rakiplerini neredeyse ikiye katlamış durumda...

Ve kiraladığı stadyumlarda oynayarak...

Evet; bu, bir şeylerin habercisi... Bu, kışın artık bahara döndüğünün, çekilen onca çilenin, dökülen onca emeğin ve bir dönem tohum olarak toprağa atılan, zaman içerisinde iyi bakılan, iyi budanan, iyi sulanan ağacın (futbol takımının) meyvelerini vereceği mevsimin habercisi...

Beşiktaş bir cemre gibi düştü artık ligin bağrına... Herkes cemreyi Şubat sonu bekleye dursun, Beşiktaş beklemedi, Şubat başında düşüverdi buzların, karların üstüne... Dahası var, devamı var... Daha suya düşüp ısıtacak, sonra toprağa... Mevsim döndü... Beşiktaş “kor durumundaki ateş”tir artık... Yaka yaka, erite erite ulaşacak şampiyonluğa...

“Yine de temkinli olmak lazım, tedbiri elden bırakmamak lazım” uyarılarını duyar gibiyim. Bu konudaki en büyük güvencem de bu durumları defaatle yaşamış ve acı tecrübeler edinmiş Şenol Hoca... Hoca ve talebeleri bu kez aynı nehirde yıkanmayacaklardır. Tecrübe, parayla pulla satın alınamayacak kadar değerli... Ona sahip olmanın tek yolu, benzer süreçleri yaşamak. Yaşadılar... Bu futbolcular da, bu hoca da geride kalan yıllarda bu süreçleri dibine kadar yaşadılar. Artık tecrübeyi icraate çevirmenin zamanıdır...

Bu yazdıklarımın hepsi futbol takımı üzerine... Ligin sonuna 3 ay var. Taraftarıyla, futbolcusuyla, teknik ekibiyle, yönetimiyle, muhalefetiyle, medyasıyla CAMİA olarak yan yana, omuz omuza yürünmesi gereken 3 ay... Hatta buna mecburuz...

Şampiyonluğa ulaşmanın ilk şartı, en azından “futbol takımı orijinli” CAMİA olmaktır.

Tabi ki futbol takımı dışında idari olarak tenkit edilmesi gereken çok şey de var. Artışı önlenemeyen borç sarmalı, beslenen bozuk kongre yapısı, amatör branşların kötü durumu vs... Bunları söylemekten geri durmayacağız elbet ama zaten Mayıs’ta kongre var. Bunları konuşmak, yazmak için o dönem epey zamanımız olacak.

Önce bir omuz omuza verip şampiyon olalım da... 

Serencebey.com

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 7 = ?

 




En Son Haberler
AnketTümü
Yeni Sitemizi Beğendiniz mi?
 
haber yazılımı: buki