ÇARŞI RUHU!

Makale yayınlanma tarihi:11 Ocak 2019, Cuma - 07:21

Ülkemde Çok Güzel Şeyler Oluyor!

Son 16 yıldır ülkeyi yönetenlerin ifade ettikleri gibi “Türkiye uçuyor”. O yüzden de kimse beni antidepresan ilaç kullanımının %40 arttığına inandırmaya çalışmasın.

Yani ülkeyi yönetenlerin de hep belirttiği gibi, ekonomik sıkıntı yok!

Ekonomi kötü olsa, koyun kenara sanayiyi, tarımı, kamu üniversitelerinin tıp fakültelerini, Adapazarı palet fabrikasının kiralanmasını vb., batma durumuna gelen futbol kulüplerinin iddialara göre 14 milyara yaklaşmış olan borçları  yapılandırılabilinir mi? Yapılandırılamaz. Demek ki her şey yolunda! Tek eksiğimiz vardı, o da batakta olan kulüplerdi. Onları kurtarma zamanı!

Değerli Okurlar, bu konuda bazı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Futbola ilgi duyanlar yani futbol severler, sizce de son 20 yıldır özellikle 4 büyük kulüp yöneticileri. mirasyedi çocuklara benzemiyorlar mı? Bu borçları kimler  yaptı onlara bunun hesabı soruldu mu? Sorulmadı, sorulmaz da. Böyle gelmiş böyle gider.

Bu kulüpleri yöneten başkan ve yönetim kurulu üyelerinin büyük çoğunluğu saygın işadamlarıdır. Sormak istiyorum, bu yöneticiler kendi şirketlerini de böyle mi yönetiyorlar? Yönetemezler! Çünkü yönetirlerse ortada şirket kalmaz.

Türkiye’de alışıla gelmiş durumlar vardır; 

       Kulüpler transfer ettikleri futbolcuların vergilerini bile kendileri öderler. Ama devlete olan vergi borçlarını ödeme noktasında bir dururlar. Peki bu borçlar ne olur? Devlet büyüklerimiz bunları keyiflerine göre sanki babalarının parasıymış gibi genelde siyasi getirisi olan dönemlerde affederler.

•       Avrupa’da transfer olan futbolcu aldığı transfer ücretinin en az %45’ini vergi olarak öder. Peki güzel ülkemde?.......VERGİ YOK! 

•       Gelen her teknik direktör aynı yıl şampiyonluğu düşünür ve ona göre maliyeti ne olursa olsun önemli değil der, transferi yapar. Kulübün geleceği teknik direktörü ilgilendirmez.

•       Özellikle  yabancı teknik direktörlerin yaptıkları oyuncu transferleri, miadını doldurmuş, emekliliği gelmiş futbolculardır. Amaç günü kurtarmaktır. İleriye yönelik ne getirir ne götürür hesabına hiç girmezler. Alt yapı diye bir sorunları da yoktur. Böyle olunca da milli takımı oluşturacak futbolcuyu bile zorlukla buluruz. Avrupa’da ki Türk çocukları olmasa ne yaparız bilemiyorum. Onlara rağmen milli  takımın durumu ortada !.....Başarı yok.

Yukarıda yazdıklarım daha aysbergin görünen kısmı. Bizler kafaları değiştirmeyip aynı yolda devam edersek daha defalarca futbolu kurtarırız! Peki bu denli borçlara rağmen Avrupa’da başarı var mı? O da YOK! Bütün mesele yurt içinde kimin  şampiyon olacağı mı?

Futbol, bütün dünyada milyarlarca doların ortada döndüğü çok büyük bir sektördür. İşin ilginci bizim ülkemizde, futbol profesyoneldir ama yönetenler amatördür. Değerli bilenler;ülkem döviz diye kendini paralarken bari yerli futbolcuları yabancı paralarla transfer etmeyin.

Sayın Fikret Orman ve yönetim kurulunun değerli üyeleri, sizlerden de ricam artık konuşmalarınızda “BEŞİKTAŞLILIK DURUŞU”’ndan bahsetmeyin. Zira yaptığınız son transferle bu duruşu hiç anlamadığınızı gösterdiniz. “ÇARŞI”, Beşiktaş’ın aydınlık yüzüdür. “ÇARŞI” tek Beşiktaş için değil ülkenin tüm aydınlık direnişlerinde vardır ve çoğunda da öncüdür. Burak Yılmaz transferine de şiddetle karşı durmuştur. Öğrendiğime göre ÇARŞI   “Kimse bu büyük taraftarı, Beşiktaş ile sınamasın. Ne şerefimizden vazgeçeriz, ne de hak yiyenleri buyur ederiz, Beşiktaşlılık bir değerler manzumesidir. Dürüstlüktür, ahlaklı olmaktır. Burak ile anlaşanları unutmayacağız" diyerek transferi protesto etmişlerdir. Acı olan ise, camianın bu konuda bölünmüş olmasıdır.

Sayın SEBA’nın şu sözleri kulaklarımdan gitmez, “Beşiktaş şampiyon olsun, maç kazansın, kupa kaldırsın diye tutulmaz”derdi. Kendisini rahmetle anıyorum. Sayın Orman, işte “Beşiktaşlı Duruşunun” özü Sayın Seba’nın bu sözleridir.

Sizler, Trabzonspor’un bir maçında, maç devam ederken, teknik direktör tarafından dışarı alındığında, hem 25 bin taraftara el kol hareketi ile birşeyler (dudak okuyanlara sormak gerek)söyleyen hem de dünya beyefendisi teknik direktör Ünal Karaman’a da  el kol hareketi yapan bu 33 yaşındaki futbolcuyu transfer ederken ne düşündünüz? Gerçek BEŞİKTAŞLILIK DURUŞUNU mu gösterdiniz? Hem sizleri,  hem de Özellikle Şenol Hoca’yı kutluyorum!! Hayırlı olsun, hayrını görün!.....

SON SÖZ: “BEN SPORCUNUN  ZEKİ, ÇEVİK VE AYNI ZAMANDA AHLAKLISINI SEVERİM.” 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

5 + 9 = ?

 




En Son Haberler
AnketTümü
Yeni Sitemizi Beğendiniz mi?
 
haber yazılımı: buki