


Altyapıdan Oyuncu Alarak Kadroyu Tamamladık;
Kadronun içi İstanbul havası gibi... Buzzzzzz... İnşallah iyi top oynarız, maçı alırız da ısınır biraz ortalık....
Gidenler, gidip sakatlananlar, kadroda olmayanlar, kart cezalıları, bir türlü alınamayanlar derken poyraz denizden esmeye devam ediyor!!!
İlk toplara basan, kenardan değil de ortadan gelmeyi deneyen, ilk 15 dakika Kayseri'ye top göstermeyen bir Beşiktaş seyrediyoruz...
Yönetim topçu arıyor, topçu boşluk... Ya da Kayseri iyi kapandı diyebiliriz...
İlk akıllı hamle çatı (!) pardon OrkunTammy ikilisinden geldi, geldi de boşluğun tıkacı kalecileriydi, iyi çıkardı... 26'da Rıdvan'ın ceylan gibi süzülüşüne şahit olduk... Burada da avcı, filmin güzel bitmesini istemedi!..
32'den sonra ayaklanır olduk, şöyle dalga dalga geliyormuş gibi, hani de sonuç bulamadık...
Hele Tammy'nin tavukgöğsü ikramını El-Bilal'in 'yemem' deyip kaşığı fırlatışı var ki!!!
2. Yarı Başladığında Ritim Tutturamamamız İlk Göze Çarpandı
Hani "Sen biraz nefeslen ben yaparım senin işini" diyen adamı aradık, harbisini söylemek gerekirse...
Kayseri'nin tehlikeli gelişleri tribün homurtularını tetiklemeye başladı...
Gol bulmamız lazım....... Ceza yayı önü gol çalışmalarında kaptırılan her top sıkıntı yaratmaya başladı.
Verdiğimiz pozisyonların haddi hesabı yok.
Geldikleri otobüsü sahanın içine kalenin önüne sokmuşlar!!! Akıllı matematikçi iki topta çözer aslında ya.......
Gol geciktikçe sabırsızlık topçularla beraber taraftara da sirayet etmeye başladı...
Klasik Kayseri halleri... Yerden kaldıramadık adamları... Tiyatrocu kökenli birdolu topçu bulmuşlar...
76'da Jota-Salih yaptı Sergen Yalçın... Bundan sonra maç hâlâ oynanıyor olabilir!!!??? Bilmiyorum....
Bildiğim tek şey camianın bütün hatlarıyla şuurunu kaybetmiş olmasıdır...
Gelen 95. dakika El Bilal golü içinde bulunduğumuz bütün tuhaflıklara rağmen takımdaki topçuların iyi niyetli olmasındandır...
Herkese kavlimce naçizane söylüyorum: Kriz büyütülmez yönetilir.....
Akşam












